2/3/2008 ·

evet bu gün size benim pek yapamadığım bişeyin hikayesini paylaşmaya karar verdim affetmek, netten alıntıdır yazar belli değil.

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur: "Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?" Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin" Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!" Öğrenciler , bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen: "Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun." Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar: "Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? hep yanınızda olacaklar." Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar: "Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor." "Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık." "Hem sıkıldık, hem yorulduk?" Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir: "Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.

1/3/2008 · Kategori: minik efe

9 ayımız bitti iki dişimiz çıkmaya başladı damağı patlattı yavaş yavaş büyüyorlar.Emeklemeyede başladık çok komik oldu efe birden bire emekledi.Alıştırma felan yoktu yani ne ileri geri sallandı ilk başta ne başka bişey olduğu yerde put gibi duruyordu ben süslü annesi aynada kendime bakıyordum aynayı şöyle kenara koyuyim dedim baktım efe aynaya doğru sürünmeye başladı ve sürüne sürüne aynanın yanına geldi şaşırdım sonrada tutamadık zaten 15 gün felan oldu şimdi efe heryerde...çok erken baba dedi zaten şimdi bide hadi demeye alışmış geçen uykudan kalktı hadi diyor ne oldu oğlum nereye gidiyoruz dedim bende konuşmaları çok net herkez anlıyor aman maşallah oğluma...Elime geçen oynayabileceği herşeyi veriyorum eline keşfetsin dokunsun diye burdada mutfak malzemeleri var:)))Ve yanındayken mezuramla oynamasına izin veriyorum terzimi olacak ne en çok onunla oynamayı seviyor ha bide dikiş makineme bayılıyor gülüyor ben onu ortaya çıkarınca kesin terzi olacak bu.

1/3/2008 ·

bir mektup yazdım eşime içinde hüzün,aşk,biraz tehdit vardı.Çözermi bir mektupta hislerini anlatmak herşeyi,bilinmez.Belki kısa bir süre değişmeye çalışır karşındaki sonra aynı olur genelde.Ama olsun umut etmek istiyor insan bir dala tutunmak, düşmemek,sıcacık sarılıp sarmalanmak.Ufak bir çocuğu korkutur gibi bak gidicem haaa desekte, karşındakinin seni kaybedeciğenden korkması ve gözlerindeki o telaş yinede ısıtıyor insanın içini.Korkuyor işte diyorsun, değer veriyor bana, bensiz yapamıycak yaşasın.Oysa sende yaşamadın mı o korkuları,aynı mektubu yada aynı uyarıyı aldığında hayatında, ama gitti giden,ve yaşadın yinede hatta oh be iyiki gitmiş azıcık üzüldüm geçti diye yaşadın.Kendi hayatını yaşadın çünki, iyilerin ve kötülerin seni sen yaptı, keşkelerin ve iyikilerin.Dönüm noktaları var ilişkilerin ve bitişleri şairinde dediği gibi "insan bir akşam üstü ansızın yorulur" bende yazdım.Yorgunum artık değiş, değişmezsen bana gitme vakti gelmiştir diye.İçimde sen bitmeden değiş.Yinede bir yakarış vardı aslında, yinede ufak bi ümit gitmemek,kalmak için, savaşmak için, yuvam için.Ben yıllarca yalnız yaşadım,bir yuva istedim kendime bu yüzden güvenli bir yuva,beni sarıp sarmalıycak ve hep koruycak bir eş.O yüzden bir yuvayı dağıtacaksam eğer, bu ancak elimden gelen herşeyi yaptım ama olmadı dediğim zaman olur.Şimdilik bekleme zamanı bir mektup ne kadar değiştirir bir ilişkinin kaderini,bakıcaz,ben biliyorum ya cevabını olsun, umut etmek istiyorum yinede iyi şeylere dair:))))

28/2/2008 ·

içim bu kadar kararmışken bide siyah bi sayfa cinnet geçittirdi bana belki pembe içimi açar ne dersiniz?

28/2/2008 ·

evet arkadaşım ashenin desteğiyle yazmaya karar verdim yazmalı ve içimi dökmeliyim yoksa orta yerimden çatlıycam vallahi.nerden başlasam ki ,çok yalnız olduğumdan mı,çok mutsuz olduğumdan mı? Nerden başlarsam başlıyayım konu evlilik galiba herkez bu kadar mutsuz mu o zaman niye evlilik iyi bişeymiş gibi millet habire evleniyor ya.Ben güzel bi ailede büyüdüm en azından babamla annem birbirine aşıktı halada öyleler hiç bitmedi heyecanları,evlilik böyle bişey zannetmiştim ben o kadar mutlu olucam zannetmiştim.Ama yanıldım evlilik konuşamamak yalnızlaşmakmış hergün diğer günden biraz daha mutsuz olmakmış.Ve bile bile birşeyler için, en azından bebeğin için buna katlanıp çekip gidememekmiş.Cesaretim olmalı, bırakıp gitmeliyim artık, kendimden nefret etmeden, hala hayatın güzel olabileceğine inanırken gitmeliyim.Yapabilirmiyim tek başıma 9 aylık bir bebekle tutunabilirmiyim hayatın bir kıyısından. Peki ya efe onu babasından ayırıp uzaklara götürmeye onu babasız büyütmeye hakkım varmı? Burdan nefret ediyorum burada yaşamak istemiyorum ben , bu evde, bu şehirde,hep gurbette mi geçecek ömrüm ailemin sevinçlerini göremeden küçük kardeşimin büyüyüşünü, annemin babamın diğer kardeşimin yaşadıklarına şahit olamadan, hep başkasının hayatını yaşarmış gibi.Erkekler böylemidir hep işe git gel televizyon izle yat.Madem öyle niye romanlar yazdınız diziler çektiniz be kardeşim aşk üzerine bizi dahada mutsuz etmek için mi? Şu an kararsızım düşünmeli ve en iyi kararı vermeliyim kendim ve oğlum için.Eeeee bir evlilik kolay bitmiyor malesef en ince noktasına kadar dayanmalıyım ve sonunda hala olmuyorsa sanırım o zaman gitmeliyim....

« Önceki :: Sonraki »